Münafıklar Deccalin ve Derin Devletlerin Askerleridir

Derin devletler 'her türlü pis, illegal ve kirli işlerinde' münafıkları kullanırlar. Bu anlamda 'münafıklar, derin devletlerin ordusunu oluşturan askerleridir'. 'Münafıkların Başkumandanı da derin devletlerdir'. Onun da en başında 'şeytan' vardır. Derin devletler münafıkları, şeytandan aldıkları emirler doğrultusunda yönetmekle yükümlüdürler.

Allah bir Kuran ayetinde, şeytandan Allah’a sığınırım, "Allah'ın kendilerine karşı gazaplandığı bir kavmi veli (dost ve müttefik) edinenleri görmedin mi?..." (Mücadele Suresi, 14) sözleriyle, 'münafıkların, şeytan ve küfürle olan bu ittifakına' dikkat çekmiştir. Münafıklar ayette bildirildiği şekilde, Allah'ın dinine düşman olan, bu uğurda mücadele veren, İslam'ı ve Müslümanları dünyadan tamamen yok etmeyi hedefleyen insanları 'dost ve müttefik' edinmişlerdir.

Bir başka ayette ise Allah, şeytandan Allah’a sığınırım, "Ve dediler ki: "Rabbimiz gerçekten biz efendilerimize ve büyüklerimize itaat ettik..." (Ahzab Suresi, 67) sözleriyle, münafıkların bu ittifaklarını ve derin devletlerle olan 'işbirliklerini cehennemde de itiraf edeceklerini' haber vermiştir. Bu derin güçlerin, kendilerinin 'efendileri ve büyükleri olduğunu' ve 'onlara itaat ettiklerini', yani güçlü gördükleri 'bu şeytan güruhundan gelen her emir ve talimatı uyguladıklarını' söylemişlerdir. Ayetin devamında ise, şeytandan Allah’a sığınırım, "Böylece onlar bizi yoldan saptırmış oldular" sözleriyle, münafıkların onlara uyarak doğru yoldan sapmış oldukları da bildirilmiştir. Efendileri olarak gördükleri Deccali yapılanmalar, münafıkları her türlü alçaklık, ahlaksızlık ve casusluk için, kullanmışlardır.

Yine Kuran'ın bir ayetinde Allah, şeytandan Allah’a sığınırım, "Şüphesiz 'gizli toplantıların fısıldaşmaları' (kulis), iman edenleri üzüntüye düşürmek için ancak şeytan (ürünü olan işler)dendir…" (Mücadele Suresi, 10) sözleriyle, münafıkların Müslümanlara zarar vermek, İslam aleyhinde faaliyet yapmak amacıyla 'gizli toplantılar' yaptıklarına dikkat çekmiştir. Ayette ayrıca bu toplantılardaki 'fısıldaşmalara' da değinilmiştir. İşte şeytanın emirleri doğrultusunda hareket eden Deccaller ve derin devlet mensupları, her türlü pis işleri için kullandıkları münafıklarla bu gizli toplantılarda bir araya gelirler. Ve aralarındaki fısıldaşmalarla da münafıklara, İslam dünyası ve Müslümanlar aleyhinde yapacakları şeytani eylemlerin talimatlarını verirler.

İşte Müslümanların tüm bu gerçeklerin ve bu şeytani ittifakın çok iyi bilincinde olmaları gerekir. Çünkü münafık tek başına hareket eden bir varlık değildir. Bu gerçeklerden haberdar olmayan kimi Müslümanlar, 'münafıkların müstakil ve sayıları beş on kişiyi geçmeyen, sadece kendilerine zararları olan kimseler olduklarını' düşünebilirler. Ama eğer derin devletlerin münafıklar üzerindeki planlarından; ve onları kullanarak İslam aleminde ve Müslümanlar arasında oynadıkları oyunlardan haberdar olurlarsa, bu bakış açıları değişecektir. Şeytanın liderliğindeki bu kirli yapılanmanın, dünyanın dört bir yanındaki münafıkların şeytani gücünü bir araya getirerek, toplamında büyük bir Deccali güç elde ettiklerinin çok iyi bilinmesi gerekir.

Ayrıca 'münafığın, sıradan bir insan değil; arkasına şeytanı, Deccali ve dünya derin devletlerini almış, karanlık bir yapılanmanın üyesi olan bir varlık olduğu' da unutulmamalıdır. Çünkü bu ittifakla, derin devletlerin gücü, aynı zamanda da her bir münafığın şahsi gücü haline gelmiş olur. Bu nedenle bir münafığın üzerinden şeytanın etkisini kaldırıp, onu doğru yola çağırırken de, bu gerçeklerin bilincinde olarak çok dikkatli ve akılcı bir f ikri mücadele verilmesi gerekir.

Şeytanın liderliğindeki derin devletler, inkarcıları ve münafıkları kullanarak İslam'a karşı amansız bir mücadele vermekte ve Müslüman dünyasında büyük bir zulmün öncülüğünü yapmaktadırlar. Ancak şunu asla unutmamak gerekir ki, askeri olmayan bir derin devletin, bir gücü de olmaz. Eğer İslam dünyasında münafıklığa karşı Kuran ahlakıyla etkili bir fikri mücadele verilirse, şeytan ve onun emrindeki derin yapılanmalar ellerindeki tüm askerlerini ve güçlerini kaybedeceklerdir. Bunun için ise 'münafıklığın ne olduğu' ve 'günlük hayatta nasıl ortaya çıktığı' konusunda Müslümanların çok iyi bilgilendirilmesi ve her Müslümanın, 'bir münafığı teşhis edebilecek duruma gelmesi' şarttır. Münafıklığın tüm detaylarıyla deşifre edilip bu bilgilerin tüm İslam dünyasına ulaştırılması, Allah'ın izniyle bu güzel sonuca vesile olacaktır.

Ahirette ise bu kirli şeytani ittifak, eninde sonunda mutlaka cehennem ile sonuç bulacak ve efendileri olan inkarcılar gibi münafıklar da, yaptıklarının karşılığını sonsuz bir azap içinde yaşayarak alacaklardır.

Münafıklar, Şeytan Ve Derin Devletler Birleşerek Bir 'Kötülük Çember'i Oluşturmuşlardır

Allah bir Kuran ayetinde, münafık kadınlar ve münafık erkeklerin ahirette karşılaşacakları azabı haber verirken, bir 'kötülük çemberi'nden bahsetmiştir:

Şeytandan Allah’a sığınırım

Bir de; kötü bir zan ile zanda bulunan münafık erkeklerle münafık kadınları ve müşrik erkeklerle müşrik kadınları azaplandırması için. O kötülük çemberi, tepelerine insin. Allah, onlara karşı gazaplanmış, onları lanetlemiş ve onlara cehennemi hazırlamıştır. Varacakları yer ne kötüdür. (Fetih Suresi, 6)

Ayette geçen 'kötülük çemberi' ifadesi 'münafıkların, şeytanın emrindeki Deccaller ve onların kontrolündeki dünya derin devletleri ile olan ittifaklarına' dikkat çekmesi açısından çok önemlidir. Böyle bir kötülük çemberinin varlığı, dünyadaki 'kötülüğün tek bir merkezden organize edildiğini' ve 'çok geniş çaplı bir yapılanma olduğunu' açıkça ortaya koymaktadır. Buna göre birbirleriyle ittifak halinde hareket eden münafıkların oluşturduğu bir çember ve onun ortasında da derin devlet mensupları yer almaktadır. Ancak Allah ayetin devamında 'bu kötülük çemberinin mutlaka tepelerine çöküp yıkılacağını' da haber vermiştir. Yani küfrün ileri gelenlerinin ve münafıkların ortaklaşa kurdukları çember, yine kendi tepelerine çökecek ve kendi kurdukları düzen helak olmalarına yol açacaktır. Allah bu şeytani ittifaka dahil olanların hepsine gazaplanmış, onları lanetlemiş ve onlar için cehennemi hazırlamıştır. 

2017-02-15 15:41:07

Harun Yahya Etkiler | Basında Harun Yahya | Sunumlar | Ses kasetleri | İnteraktif CD'ler | Konferans setleri | Radyo programı / Piyesler | Broşürler| Site Hakkında | HarunYahya.net | Ana sayfanız yapın | Sık kullanılanlara ekle | RSS Servisi
Bu sitede yayınlanan tüm materyaller, siteyi referans göstermek koşuluyla telif hakkı ödemeksizin kopyalanabilir ve çoğaltılabilir
© Sitemizde ve diğer tüm Harun Yahya eserlerinde yer alan Sayın Adnan Oktar’a ait şahsi fotoğrafların bütün yayın hakları Global Yayıncılık Ltd.Şti’ne aittir. Kısmen de olsa izinsiz kullanılamaz ve yayınlanamaz.
© 1994 Harun Yahya. www.harunyahya.org
page_top