Amerika - Türkiye İlişkilerinde Yeni Bir Sayfa

Tüm dünyanın ilgiyle izlediği Amerikan başkanlık seçimi sonuçları ABD ile son zamanlarda gerginleşen ilişkileri nedeniyle Türkiye için de oldukça önem taşıyordu.  

Amerikan halkı 2008 yılında Obama’yı seçerken artık ülkelerinde birşeylerin değişeceği umudunu taşıyordu. Ne var ki birkaç istisna dışında değişen hiç bir şey olmadı. Türkiye-ABD ilişkileri de Obama’nın başkanlığının ilk yıllarında gelişmiş olsa da daha sonra ABD’nin bölgede şahin politikalar izlemesi ve PKK’nın Suriye kolu olan PYD’ye askeri destek sağlaması nedeniyle gerilim daha da arttı.

Ana akım medyanın Hillary Clinton’a sağladığı güçlü desteğe rağmen Amerikan halkı yeni başkanları olarak Trump’ı seçti. Bu durum Amerikan halkının güçlü iradesine işaret ederken temel değerlerine geri dönmeye ne kadar istekli olduğunu da gösterdi. Trump iktidara yürürken Amerika’yı ön plana alacağını, dünyanın çeşitli çatışma bölgelerine müdahale etmekten çok kendi insanına odaklanacağını vaad etmişti. ABD ve dünyanın yeni yönetimde nelerle karşılaşacağını öngörmek için her ne kadar erken olsa da, Trump dönemi dünya çapında yeni bir dönemin başlangıcı olabilir.

Şimdi Trump’ın başkan seçilmesini hem Türkiye hem de tüm Ortadoğu açısından ele alalım.

ABD’de seçim sonrası meydana gelen protestalarla Gezi Parkı protestoları

Türkiye’de önce barışçıl ve çevre-dostu protestolarla 2013 yılında başlayan Gezi parkı olayları, daha sonra bir ayaklanma şeklini alarak yayıldı. Türkiye’nin demokratik haklarına karşı yapılan bu ayaklanmaların nihai amacı seçilmiş Cumhurbaşkanını devirmekti. Aynı şekilde ABD’deki Trump-karşıtı hareketler en az 10 büyük eyalette hemen seçimin ardından başladı. Trump seçim sonrasında CBS televizyonuna verdiği bir röportajda protestocuların kendisini iyi tanımadığını, bu kişilerin ülkede düzeni bozmak isteyen bir takım profesyonellerce yönlendirildiğini belirtti. Gerçekten de Trump haklıydı; daha sonra bu protestoların George Soros’un MoveOn hareketince düzenlendiği ve söz konusu odağın ülke çapında 200 yerde patlak veren karışıklıkları organize ettiği ortaya çıktı.

İnsanlar sokaklara çıktığında nereye gideceklerini, ne yapacaklarını bilemezler; onları yönlendirip talimat verecek kişilere ihtiyaç vardır. Gezi Parkı olaylarında olan buydu. Aynı durum ABD’de de söz konusu oldu. Ayrıca Türkiye’de basın ve sosyal medyada kullanılan dezenformasyon tekniklerinin bir benzeri ABD’deki sokak protestaları sırasında da uygulamaya geçirildi. Örneğin Venezuella’daki ayaklanmaya ait fotoğraflar medyada Los Angeles’da gerçekleşiyor gibi gösterildi. Bu bağlamda protestocuların sağ duyuyla hareket etmeleri, provakotörlerin kışkırtmalarına gelmemeleri, öncelikle ülkelerinin refahını düşünmeleri son derece önemli.

ABD-Rusya ilişkileri ve Türkiye üzerindeki etkileri

Kötüleşen ABD-Rusya ilişkilerini düzeltmek isteyen Trump büyük ihtimalle bu yönde çalışmalar yapacaktır. Rus medyasında yer alan olumlu mesajlar ve Rus parlamentosunun Trump’ın zaferini alkışlarla karşılaması bu konuda Rusya’nın da istekli olduğunu gösteriyor. Amerika’nın Rusya ile ortak bir zemin oluşturması Suriye ve Irak’taki krize çözüm bulmak için bir fırsat olacaktır. Bölgedeki krizin sona ermesi durumunda ABD’nin şimdi olduğu gibi PYD’ye destek vermesi gerekmeyecek, bu da ABD-Türkiye ilişkilerinde bir dönüm noktası olacaktır. Türkiye’nin PKK konusunda hassas olduğu nokta bu terör örgütünün son 40 yıldır bölgede Kuzey Kore stili bir devlet kurma isteği. Şimdi de örgüt bu hedefe Suriye’deki iç savaşı kullanarak ulaşmaya çalışıyor, ABD tarafından terör örgütü olarak tanınmayan PYD adı altında Suriye’de terör faaliyetlerini sürdürüyor. PKK’nın ABD desteğiyle kurduğu sözde bir Komunist Kürt devleti eninde sonunda tüm Ortadoğu,  Kafkaslar, Avrupa ve özellikle Türkiye’ye kapı aralayacak, tüm dünya için bir kabusa dönecektir.

Bu yeni dönemde Türkiye’nin görevi

Ortadoğu’daki stratejik jeopolitik konumu ile Türkiye’nin ABD’nin önemli bir müttefiği olduğu şüphe götürmez bir gerçek. Yeni ABD yönetiminin bölgeye barış getirecek en uygun politikaları benimsemesinde Türkiye’nin rolü büyük olabilir. İki ülkenin birbirini karşılıklı olarak anlaması için resmi ve resmi olmayan seviyelerde yoğun bir ziyaret trafiği gerçekleştirilmeli, iki ülke arasında daha sağlam ilişkiler kurulmalıdır. Türkiye ve Rusya’nın Trump’ın yanında yer  almasıyla bu ittifaktan gelecek olumlu sonuçlar kısa sürede görülecektir.

 

2017-02-14 01:19:35

Harun Yahya Etkiler | Basında Harun Yahya | Sunumlar | Ses kasetleri | İnteraktif CD'ler | Konferans setleri | Radyo programı / Piyesler | Broşürler| Site Hakkında | HarunYahya.net | Ana sayfanız yapın | Sık kullanılanlara ekle | RSS Servisi
Bu sitede yayınlanan tüm materyaller, siteyi referans göstermek koşuluyla telif hakkı ödemeksizin kopyalanabilir ve çoğaltılabilir
© Sitemizde ve diğer tüm Harun Yahya eserlerinde yer alan Sayın Adnan Oktar’a ait şahsi fotoğrafların bütün yayın hakları Global Yayıncılık Ltd.Şti’ne aittir. Kısmen de olsa izinsiz kullanılamaz ve yayınlanamaz.
© 1994 Harun Yahya. www.harunyahya.org
page_top